Mehmet Kaya - Maliye Müfettişleri

142 Yıllık Tarihinde Maliye Müfettişleri
Maliye Müfettişleri
İçeriğe git
Etkinlikler > Yazılı Belgeler
Mehmet Kaya

1979 Eylül ayının sonlarında çoğumuzun bildiği Ulus'taki Başkanlık kütüphanesinde karşılaşmış ve tanışmıştım Mehmet Kaya ile. Hepimiz sözlü sınav heyecanı ile doluyduk. Benden daha yapılıydı ama incecik boynu vardı. Sanki "İnce Memed"di.

Muavinlik yıllarında epey birlikte çalıştık. Sık sık da Sıhhiyedeki bekar evine giderdim. Giderek daha yakından tanıdım kendisini. Kalabalık bir ailede büyümüş yalnız bir  insan olduğunu keşfettim. Ben de onun kadar olmasamda çok farklı sayılmazdım. Birbirimizi tamamlayan bir şeyler bulduk galiba karşılıklı. Bu da bizi daha da yakınlaştırdı. Çok yufka yürekliydi, çok merhametliydi. Sorsalar onu en iyi tanımlayan kelimeler nedir diye bunları söylerdim. Değil insan hiç bir canlının acı çekmesine zarar görmesine tahammülü yoktu.

Çalışma hayatımız boyunca ya yan yana olduk ya da neredeyse her gün denecek kadar sık telefonla görüşürdük. Köşkdeki görevinden Kurula döndüğünde hemen bana gelmişti. Adeta bir yatak da misafire serer gibi bir masa ve koltuk da onun için attırmıştım Ali Nejat üstadtan devraldığım köşe odanın bir tarafına. Çalışma odamız şenlenmişti, ben yalnızlıkan kurtulmuştum. Sıcak bir yuvadaydık sanki.

Emekli olup Urfa'da çalışmaya başladıktan sonra biraz daha az görüşmüştük. Ankaraya her gelişinde ilk uğradığı kişi benim diye düşünürdüm. Telefon görüşmelerimize oda arkadaşım Sevgili Çetin Kıvcı şahittir; bir de karşı oda arkadaşım Sevgili Fikret Demir. Karşılıklı kapılarımız hep açık olduğundan konuşmaları duyar ve biraz sonra "bugünkü haftalık olağan görüşmeni hangisiyle yaptın, Mehmet Kaya ile mi Musa Pişkin'le mi" diye gülerek sorardı.

Salgın günlerinde yapacak fazla bir şeyimiz olmadığından neredeyse her güne çıkmıştı telefon konuşmalarımız, hem de uzun uzun. En son 1 Şubatla başlayan haftada ben emekli işlemlerimle meşgulken aramamasına şaşırmış ve Perşembe günü ben aramıştım; "ne yapıyorsun" dedikten sonra güya sitemde bulunacaktım. "Ne yapayım korona oldum hastanede yatıyom" cevabını duyduktan sonra ne diyeceğimi şaşırmıştım. Telefonumun kayıtlarına baktım 3 dakika 21 saniye sürmüş bu son konuşmamız. Sevgili eşi Sema Hanım da merak etmiş neler konuştuğumuzu; gerçekten ilk iki kelime ve onun o kısa cevabından sonrasını hatırlamıyorum. Sesi o kadar kötü değildi ama; gelir geçer yener bu virusu diye düşündüm önce. Bir gün sonra kötüleşip konuşamayacak duruma geleceğini hayal bile etmemiştim. Sonralarıda hep iyi bir haber bekledim Bertan'dan. Gelmedi. Kötü haber ise çabuk geldi. Şu hastalığı yenseydi şu platformda duygusal bir mesajla onu ağlatmayı düşlemiştim. Tersi oldu, o beni ağlattı. Ben neyse de asıl Sema'yı Bertan'ı Berna'yı ağlatmasaydın be kardeşim. Onların daha çok ihtiyaçları vardı sana.

Sonunda hayatın arka kapısından çıkıp gitti sevgili dostum; kapıyı usulca açıp, sessizce kapatarak. Tıpkı yaşarkenki gibi!

Tek tesellim onu hiç üzmemiş olmam. İnanılmaz ama gerçekten de öyle. Bana her zaman inandı güvendi. Karşılıklıydı elbet.

Bizimkisi güzel bir dostluktu be!

Recep Can
25.02.2021
MALİYE TEFTİŞ KURULU
Maliye Teftiş Kurulu, bir kariyer, bir ayrıcalık, bir yaşam biçimi, bir ilke ve değerler bütünü olan Maliye Müfettişlerinin ocağı
E. Maliye Başmüfettişi Eser Sevinç tarafından hazırlanmıştır.
MALİYE MÜFETTİŞLİĞİ
Maliye Müfettişi genel, katma ve özel bütçeli dairelerde fonlar, döner sermayeli kuruluşlar, kuruluş ve statüsü ne olursa olsun sermayenin en az yarısı devlete ait kuruluşlar ile bu daire ve kuruluşların birlikte veya ayrı ayrı sermayelerinin en az yarısına iştiraki olan kuruluşları teftiş eden ve bir çok Kanunda sayılan diğer görevleri yapmakla yükümlü olan merkezi denetim elemanı.
İçeriğe dön